YAPI MALZEMELERİ
Binalarınız için tuğla seçimi

Yaptığınız binanın kaliteli, konforlu ve yıllarca sağlam  kalmasını istiyorsanız ilk önce binanızın taşıyıcı sistemini belirlemelisiniz.

 

Ø      Binanızı taşıyıcı kolanlar üzerinde yükseltmeyi planlıyorsanız yatay delikli ( T.S

 

4563 ) ve düşey delikli ( T.S 4377 ) tuğla kullanabilirsiniz.

 

 

 

Ø       Binanızın yükünü bina dışındaki duvarlara taşıtmayı düşünüyorsanız      T S  705’ e

 

uygun taşıyıcı tuğlalar kullanabilirsiniz. 1991 tarihli Bayındırlık Bakanlığı tebliği uyarınca yığma binalarda sadece T S 705’ e uygun tuğlalar kullanılmalıdır.

 

Ø       Tuğla seçerken binanızın yüksekliğini göz önünde bulundurmalısınız. Binanızın yükseldikçe birim ağırlığı düşük tuğlalar kullanmalısınız.

 

Ø      Bulunduğunuz yer deprem bölgesi ise depremden korunmanın en güvenli ve ekonomik yolu binalarınızın yüksekliğinin az olmasını ( iki veya üç kat) ve taşıyıcı  özelliği olan tuğlalar kullanmanızı öneririz.

 

Ø      Binanızın yüksekliği üç ile yedi kat arasında ise  T S 4377’ e uygun düşey delikli hafif tuğlalar kullanmanızı öneririz.

 

Ø      Binanızın kat sayısı yediden fazla ise birim ağırlığı az olan T S 4563’e uygun yatay delikli hafif tuğla kullana bilirsiniz.

 

Ø      Binanızın yüksekliğini belirledikten sonra, binanızı yapacağınız bölgenin iklim koşullarına göre tuğla seçmelisiniz. Binanız için bir ısı yalıtım projeniz varsa bu durum dikkate alınmıştır. Isı yalıtım projeniz yoksa, ısı yalıtımı yapmalın en ekonomik ve kolay yolu T S 4377’ ye uygun  W sınıfı izolasyon tuğlası kullanmanızı öneririz.

 

Ø      Binanızın kat döşemeleri için projenize uygun ASMOLEN  tuğlalar kullanabilirsiniz.

Çimento Tipleri Nelerdir

Çimento belirli standardlara dayanılarak üretilmektedir. Avrupa ülkelerinin çoğunluğu için geçerli olacak çimento standrdlarının hazırlanmasına 1973 yılında Avrupa Standardizasyon Komitesi’nin teknik komitesi TC 51 ile başlanmıştır. Çeşitli Avrupa ülkelerinde çok sayıda çimento türünün yerel standardlara uygun olarak kullanılmakta olduğunu dikkate alan komite, genel çimentolar için hazırladığı EN 197-1 de çok sayıda çimento türüne yer vermiştir. Doğrudan Türk standardı olarak kabul edilen bu Avrupa standardı da genel amaçlı Türk çimentolarının yerini almıştır.

 

Yeni genel çimentolar TS EN 197-1’de “CEM Çimentosu” olarak adlandırılır.

 

Buna göre;

CEM Çimentosu: Hidrolik sertleşmesi öncelikle kalsiyum silikatların hidratasyonu sonucu meydana gelen ve içindeki reaktif CaO ve reakstif SiO2 toplamının kütlece en az %50 olması gereken çimentodur. Bileşimi portland çimentosu klinkeri, kalsiyum sülfat ve çeşitli mineral katkılardır.

 

Standarda göre CEM Çimentoları, 27 alt çeşidi kapsayan 5 ana tiptir.

 

CEM I: Bu grupta klinkerin sadece kalsiyum sülfat ve minör bileşen olarak ağırlıkça en fazla % 0-5 arası mineral katkı ile öğütülmesi sonucunda Portland Çimentosu elde edilir.

CEM II: Bu grupta mineral katkı miktarı % 6-35 arasındadır. Katkı türüne bağlı olarak bu gruptaki çimentolar Portland Cüruflu, Portland Puzolanlı gibi isimler de almaktadır.

CEM III: Bu grupta Yüksek Fırın Cüruflu Çimentolar bulunur. Katkı miktarı % 36-95 arasındadır.

CEM IV: Bu grupta Puzolanik Çimentolar yer alır. Bunlarda cüruf veya kalkar katkı maddesi olarak kullanılmaz. Katkı madde oranı puzolan ve uçucu kül katkıları ile birlite %11-55 arasında değişmektedir. 

CEM V: Bu grupta Kompoze Çimentolar bulunur. Bunlara hem cüruf (%18-50) ve hem de puzolan ve uçucu kül (%18- 50) miktarı belirlenen sınırlar içerisinde değiştirilerek birlikte katılır, miktarları klinker oranı %20- 64 arasında kalacak şekilde ayarlanır.

 

Bunların haricinde gerek klinker üretimi sırasında, gerekse sonradan ilave edilen mineral katkılar sayesinde özel kullanım amaçlı olarak üretilmiş, TS EN 197-1 standardının kapsadığı 5 çeşit daha çimento bulunmaktadır. Bunlar:

 

Sülfatlara Dayanıklı Çimentolar: Trakalsiyum alüminat miktası sınırlanmış (max %5) olarak üretilen klinkerin kalsiyum sülfat ile birlikte öğütülmesi ile elde edilir.

 

Beyaz Portland Çimentosu: Özel nitelikli kil ile kireçtaşının birlikte pişirilmesiyle elde edilen beyaza yakın klinkerin bir miktar kalsiyum sülfat ile birlikte öğütülmesiyle elde edilir.

 

Harç Çimentosu: Dayanım gelişmesi için gerekli Portland Çimentosu Klinkeri içeren ince öğütülmüş hidrolik bağlayıcırı. İlave bileşene ihtiyaç duyulmadan sadece kum ve su karıştırılarak duvar, sıva ve kaplama işlerinde kullanıma uygun harç yapımını sağlar.

 

Yüksek Fırın Cürufu Katkılı, Düşük Erken Dayanımlı Çimentolar: Sınırlandırılmış hidratasyon ısısına sahip, yüksek fırın cürufu katkılı ve erken dayanımı düşük olan çimentodur.

 

Çok Düşük Hidratasyon Isılı Özel Çimentolar: Su ile karıştırıldığında hidratasyon reaksiyonları ve prosesler nedeniyle priz alan ve sertleşen bir hamur oluşturan, sertleşme sonrası suyun altında bile dayanımı ve kararlılığını koruyan ve geliştiren, genel çimentoların hidratasyon reaksiyonlarına sahip bir çimentodur.

Sözlük:

Hidrolik Bağlayıcı: Hidrolik bağlayıcı maddeler, su ile reaksiyonu sonucu sert bir kütle oluşturduktan sonra su içersinde dağalmayan, sertliğini ve mukavemetini muhafaza eden veya artıran bağlayici maddelerdir

 

Hidratasyon: Çimentonun su ile karışımından sonra başlayan kimyasal reaksiyon.

 

Priz: Hidratasyonun başlamasının ardından çimento ve su karışımından oluşan hamurun katılaşmasına verilen ad

Eski Zeminlerinizi Yenilemenin Yolları

“Yerden ısıtma sistemlerine en uygun zemin kaplama malzemesi olan masif parke, yanlış ellerde hatalı uygulamalar neticesinde oluşan önyargılardan ötürü özellikle yüksek maliyetli proje sahiplerinin tereddütle baktığı bir ürün haline geliyor. Oysaki doğru uygulama yöntemleriyle döşendiğinde, masif parke yerden ısıtma sistemlerinde en iyi neticeyi veren üründür.”

 

     Özellikle masif ve lamine parke alanında faaliyet gösteren firmalar, son yıllarda kalifiye usta bulma konusunda yaşadıkları sıkıntıları sıkılıkla dile getiriyorlar.

 

     En kaliteli malzemenin bile, yanlış ellerde ve hatalı uygulama sonucunda çok kötü sonuç vermeye mahkum olduğunu söyleyen ahşap parke satışı yapan firmalar, en çok da müşterinin bu yüzden ürünü suçlamasından ve masif parkeden uzaklaşmasından şikayet ediyorlar.

 

     Günümüzde yüksek maliyetli ve lüks sınıfa giren inşaatlarda yerden ısıtma sistemi kurmak isteyen proje sahiplerinin bile, yanlış uygulamalardan doğan önyargılardan dolayı, yerden ısıtma sistemine en uygun zemin kaplama malzemesi olan masif parkeden uzak durduğunu söyleyen firmalar, bu konuda kalifiye usta kadar, toplumun doğru bilgilendirilmesinin gerekliliğinin de altını çiziyorlar.

 

Masif parkede takip edilmesi gereken uygulama sırası

  Parke döşenecek ortamlarda, her türlü sulu imalat (alçı sıva, seramik, mermer, boya, vb..) bitmiş olmalıdır.

 

     Parkeler, döşenecekleri mekanın ortam rutubetine uyum sağlaması için, döşeme işlemi başlamadan en az 1 hafta önce naylon ambalajı çıkartılarak konulmalıdır. Şap rutubeti mutlaka kontrol edilmelidir. Şapın üzerinde kalmış olması muhtemel alçı gibi artıklar kazınılarak ve süpürülerek temizlenmelidir. Gerekiyorsa, şap yüzeyi tozumaya karşı bir poliüretan esaslı astarla kaplanmalıdır.

 

     Poliüretan astar kuruduktan sonra, 2 bileşimli poliüretan tutkal uygulanarak, masif parke uzun duvara paralel olarak döşenmelidir. Döşeme esnasında duvar diplerinde 15 milimetre boşluk bırakılmasına özellikle dikkat edilmelidir.

 

     Döşeme işlemi bittikten sonra, parkenin her ne sebep ile olursa olsun, kesinlikle naylon ve benzeri gibi ahşabın nefes almasını engelleyecek malzemelerle kaplanmaması gerekir.

 

     Döşeme işinin bitmesini takiben yaklaşık 10-15 gün sonra sistre ve cila işleminin yapılması ve süpürgeliklerin takılması gerekir.

 

Parkede kalite kriterleri

  Parkenin kalitesini belirleyen faktörleri, parkenin cinsine göre tasnif etmek gerekir. Masif parkede, nihai tüketiciyi ilgilendiren ve fiyatı oluşturan kalite kriterleri dört ana grupta incelenebilir: Doğru ahşap seçimi, doğru kurutma, doğru işleme, doğru tasnif.

 

Doğru ahşap seçimi

  Masif parke üretiminde ve ithalatında son 10 sene içinde, daha önceleri üreticilerin ve tüketicilerin tamamen yabancısı oldukları değişik ahşaplar kullanılmaya başlanmıştır.

 

     Gözden kaçan en önemli husus; herhangi bir ahşabı kurutup, gerekli profilleri (lamba ve zıvana) vermek söz konusu ahşaba parke vasfını kazandırmak için yeterli değildir.

 

     Benzetmek gerekirse, ceketlik kumaştan gömlek veya gömleklik kumaştan ceket dikilemeyeceği gibi, her türlü ahşaptan da parke üretilemez. 1990’lı yıllarda başlayan ithalat serbestisi neticesinde, ne yazık ki, parke piyasasında gerek ahşap konusunda bilgi eksikliği, gerekse ucuz nihai ürün elde etme kaygısı ile çok yanlış ağaçlardan parke üretilmeye ve iklim şartları ülkemize tamamen aykırı olan ülkelerden parke ithal edilmeye başlanmıştır.

 

Doğru kurutma

  Parke imalatı sırasında ahşabın geçirmesi gereken en önemli süreç kurutmadır. Yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı, gerek üreticiler tarafından daha önce fiziki özellikleri bilinmeyen ağaçların kurutma programlarının eksikliği, gerekse teknik donanım ve bilgi eksikliği hatalı kurutma neticesi vermektedir.

 

     Gelişigüzel bir şekilde kurutma fırınlarına koyarak, parke imalatında kullanılacak olan ahşabı kurutmanız mümkün değildir. İyi ve doğru kurutma neticesi alabilmek için söz konusu ahşabın fiziki özellikleri, kurutma öncesi kalınlığı, ahşabın daralma özelliğine göre elde edilmesi istenen nihai ölçüler, ahşabın kurutma öncesindeki rutubeti, denge rutubeti, kurutma fırınının özelliklerine bağlı olarak kurutulacak ahşabın fırına dizilmesi gibi daha onlarca faktörü bilmek gerekir.

 

Doğru işleme

  Kurutulmuş ahşabın (taslak) parkeye dönüşmesi için kullanılacak olan makinelerin, parke imalatı için tasarlanmış ekipmana haiz bir makineler zinciri olması gerekliliğinin yanısıra, elde edilmesi gereken nihai ürünün ölçüleri (kalınlık, en,boy,) arasındaki ilişkiyi de doğru sağlayıp, parkenin stabilitesini sağlamak gerekir.

 

Doğru tasnif

  Doğal bir malzeme olan ahşap, fiziksel özelliklerine bağlı olarak, değişik doku ve renk özellikleri gösterir. Bu özelliklere bağlı olarak tasniflenmesinin doğru yapılması ve fiyatının oluşturulması gerekir.

 

     Diğer bir deyişle 2. sınıf olarak tasnif edilen bir parkenin, 1. sınıf olarak satışa sunulmaması gerekir.

 

Ortam ısısı ve bağıl nemin önemi

  Bağıl nem ile masif veya lamine parkenin daralıp genişlemesi arasında çok önemli bir ilişki vardır. Bağıl nemdeki %10’luk değişme, parke eninde takribi %1’lik genişlemeye veya daralmaya sebep olur.

 

     Bu olay ahşabın doğal bir davranışı olup, şikayet sebebi olmaması gerekir. Masif veya lamine parkelerin döşendiği günkü görüntüsünü muhafaza etmesi için, döşendikleri ortamların mümkün olduğu kadar aşırı ve ani ısı, rutubet değişikliklerinden korunması gerekir.

 

Yerden ısıtmalı sistemlerde masif parke uygulaması

  Yerden ısıtmalı sistemlerde serpantinler içinde dolaşan sıcak suyun ulaşabileceği ısı teorik olarak azami 60 derece civarındadır. Bu ısı, serpantinleri çevreleyen koruyucu şap tabakasına 45 derece dolaylarında aktarılır.

 

     Şaptaki bu ısı ise, üzerinde yürünen taban malzemesine, malzemenin cinsine göre ve ulaşılmak istenen ortam ısısına bağlı olarak 24 derece ile 30 derece arasında aktarılır.

 

     Parkede kaliteyi etkileyen en önemli faktör, ahşabın kuruluk derecesidir. Parke imalatı için kullanılan ahşap mutlak suretle önce açık havada bekletilip, hava kurusu şeklinde tabir edilen kuruluğa getirildikten sonra kurutma fırınında rutubeti %7 mertebesine düşünceye kadar suni olarak kurutulmalıdır.

 

     Kurutma fırınlarındaki süreç içinde, parke taslaklarına uygulanan ısı 70 dereceye kadar çıkar. Bu işlem sırasında kurutmadan dolayı ahşapta meydana gelen dönme, çatlama gibi arızalar “fire” olarak ayrıldıktan sonra, geriye kalan sağlam parçalar parke imalatına verilir.

 

     Yani parke yapımında kullanılan ham malzeme, yerden ısıtmalı sistemde maruz kalabileceği ısının çok üstünde bir sıcaklıkta kurutulur.

 

     Parke imalatına geçilmeden önce de %7 mertebesinde kurutulan ahşap, mevsim şartlarına ve ahşabın cinsine bağlı olarak 10-20 gün civarında tekrar ortam rutubetine gelmesi için dinlendirilir.

 

     Bu dinlendirme süreci esnasında ahşap denge rutubetine ulaşır ve daha sonra harici bir suni rutubetlenme olmadığı sürece, herhangi bir şekil bozukluğuna uğramadan ortamın artı/eksi rutubetine uyum sağlanır.

 

     Kaldı ki pencere veya balkon kenarı gibi parkenin doğrudan güneş ışığına açık olduğu yerlerde, parke yüzeyinde oluşan ısı yaz ayında rahatlıkla 30-35 dereceye ulaşır.

 

     Sonuç olarak parkenin çalışması ile söz konusu parkenin döşendiği ortamda hangi metodla ısıtıldığı arasında doğrudan bir ilişki kurmak ve yerden ısıtmalı zeminlerde masif parkenin kesinlikle kullanılmaması hükmüne varmak doğru değildir.

 

     Ancak uygulama öncesi ve sonrasında bazı hususlara dikkat etmek gerekir ki, aşağıda izah edilen bu hususlar sadece masif parkeler için geçerli olmayıp, iyi bir netice alınabilmesi için lamine parke uygulamasında da dikkate alınmalıdır.

 

Yerden ısıtmada parke döşemenin püf noktaları

  Dikkat edilmesi gereken hususların başında serpantinler ile ahşap şap tabakasının yüzeyi arasında en az 3 santimetrelik bir kalınlığın olması gerekliliğidir.

 

     Bu kalınlığın altındaki şap, yerden ısıtma olsun veya olmasın sağlıklı bir netice vermez. Koruyucu şap kuruduktan sonra, parke uygulamasına geçmeden önce yerden ısıtma sistemini çalıştırmakta büyük fayda vardır. Bunun neticesinde şap tamamen kuruyacak ve ayrıca şap yüzeyinde oluşacak çatlamalar tespit edilecektir.

 

     Şap üzerindeki yüzeysel çatlamalar büyük boyutlara ulaşmış ve zeminden koparak oynamalara sebep verecek hale gelmişse, mutlak surette gerekli tamirat yapılmalıdır.

 

     Şap yüzeyinde oluşması muhtemel yüzey çatlamalarını asgariye indirmek için tavsiye edilen usul, yerden ısıtma sistemi içindeki suyu 35 derece civarında ısıtarak, şap rutubetini kontrollü bir şekilde istenen seviyeye indirmektir.

 

     Bu işlem bittikten sonra ısıtma kapatılıp, şap 2-3 gün dinlendirilmelidir. Parke döşeme işlemi bittikten sonra sistem bir kez daha çalıştırılmalı ve ısı günde 3-5 derece arttırılarak ulaşılması amaçlanan azami ısıya getirilmelidir. Sistre ve cila işlemi ise bu süreçten sonra yapılmalıdır.

 

     Parkenin döşenmesi esnasında dikkat edilmesi gereken diğer önemli esas ise kullanılacak tutkalın mutlak olarak yerden ısıtmalı sisteme uygun olmasıdır. Tavsiye edilen tutkal 2 bileşimli olmalı, su esaslı tutkal kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

Masif ve lamine parkenin uygulama benzerliği

  Parke zemin kaplamaları, ister yapıştırmalı masif, ister yüzer sistem lamine olsun, yerden ısıtmalı zeminlerde kullanmak için ideal malzemelerdir.

 

     Fakat yüzer sistemin uygulandığı durumlarda ısı kaybının daha fazla olacağı kabul edilmelidir. Her iki sistemde de uyulması gereken bazı ortak kurallar vardır.

 

     Sadece sağlık ile ilgili nedenler göze alınsa dahi, yüzeydeki azami ısı 26-27 dereceyi geçmemelidir. Yere yapıştırılarak uygulanan parkelerde, sıcak su boruları (serpantinler) üzerine asgari 30 milimetre kalınlığında şap dökülmelidir.

 

     Diğer zemin kaplama malzemelerinde de yapılması gerektiği gibi, şap nihai sertliğe ulaştıktan sonra, ısıtma sistemi 14 gün süre ile en azından yarı kapasitesinde çalıştırılmalıdır.

 

     Parke döşenmeden 1-2 gün önce yerden ısıtma sistemi kapatılmalı ve parke döşeme işleminin bitmesini takiben ısıtma tekrar devreye sokularak ısı 3-4 gün içinde kademeli olarak yükseltilmelidir. Böylece kalıntı nem atılarak parkeye hasar vermesi engellenir.

 

     Parke döşenmee başlanırken şapın nemi %1,5’tan (GANN 30) fazla olmamalıdır. Yapıştırmada yüksek kalite tutkal kullanılmalıdır. Parke döşenecek odanın bağıl nemin normal değerlerde (%50-60) olmasına dikkat edilmelidir.

 

     Bu husus parkelerin birleşmelerinin doğallığı için gerekli olduğu kadar, insan sağlığı açısından da önemlidir.

Isı Yalıtımı Ne Kazandırır?

Yaz aylarında bu sorunu çok ciddiye almasak da her sonbahar ve kış mevsiminde yeniden hatırlıyoruz. Isı yalıtımı neden gerekli ve neden önem verilmeli konusuna gelecek olursak maddeleyelim diyoruz:

 

•Isı yalıtımı ile doğalgaz faturanızın %50’sinden tasarruf edebileceğinizi biliyor musunuz?

 

•Yalnızca bir kez ısıtma ve yalıtma gideri harcayarak tüm hayatınız boyunca harcayacağınız enerji giderlerinden %50 tasarruf edebilirsiniz.

 

•Ülke ekonomisine de katkı sağlayacağınızı unutmayın. Yalıtımlı bir binayla her yıl ülke ekonomisine 7,5 milyar dolar kazandırabilirsiniz.

 

•Çeyreye sağladığınız katkı da cabası. Sera gazı salınımını azaltarak küresel ısınmayla mücadeleye katkı da bulunabilirsiniz.

 

•Isı yalıtımı sayesinde bütçenizdeki harcama giderlerinizden önemli ölçüde tasarruf edebilirsiniz.

 

•Sadece sıcağı koruması değil, yaz aylarında soğuğu muhafaza etmesi bakımından da önemli.

 

•Isı yalıtımının maaliyetini hesaplamak için metrekare başına 40 TL olarak hesaplama yapabilirsiniz. Bu miktar size ilk olarak fazla gibi görünse de faturanızdan %50 tasarruflu olacağınızı unutmayın.

 

•Aylık ortalama 200 TL’lik faturanızın yalıtım sayesinde 100 TL’ye ineceğini unutmayın.

 

•100 bin binanın ısı yalıtımının gerçekleştiğini düşünelim. Bu yalıtımın sağlayacağı kazanç 300 milyon dolar enerji tasarrufu olarak bize geri dönecek.

 

Yaltımı hem bütçemiz hem de çevre için asla atlanmaması gereken konulardan biri. Yalnızca 1 kez ödeyeceğiniz bir yalıtım bütçesi ile kazançlı çıkabilirsiniz.

İzolasyon Tuğlası

İzotuğlalar düşey delikli hafif, sık ve küçük perde boşluklu, katkı maddesi ile gözenekli olarak imal edilen ve ısı iletkenliği normal tuğlalara göre çok düşük olan tuğlalardır. İzotuğlalar lamba-zıvanaları sayesinde düşey düzlemde birbirlerine tam olarak kenetlenirler. Bu nedenle düşey düzlemde tuğla aralarına harç kullanmaya gerek kalmaz. Bu sayede ısı kaybına yol açan ısı köprüleri %40-50 oranında azalır. Ayrıca kullanılan harç masrafından da %30 tasarruf elde edilir.

İzotuğlalar düşey düzlemde şaşırtmalı döşenmesi ile ısının izlediği yol uzatılarak yalıtım özelliği arttırılır. İzotuğlaların düşeydeki delik alanları (hava boşlukları) altı santimetrekareden az imal edilerek, duvar içerisindeki hava durağan hale getirilir ve taşımsal ısı transferi engellenmiş olur. Ayrıca düşeyde küçük perde boşlukları sayesinde, boşluklara giren harç miktarı da az olduğundan, kullanılacak harç malzemesinden tasarruf edilmiş olunur. İzotuğlaların gözenekli yapısı sayesinde, malzeme hafifletilir ve gözeneklerde hapsolan durağan hava ile ısı iletkenlik hesap değerleri düşürülür. İzotuğlanın hammaddesi kildir. Kilin en büyük özelliği ısı depolama kapasitesinin yüksek olmasıdır. Bu sayede ortam ısısı yüksek iken depoladığı ısı enerjisini, ortam ısısı azaldığı zaman geri vererek sıcaklık regülasyonu sağlar ve doğal bir klima vazifesi görür.